28 Ekim 2013 Pazartesi

Bir dakika bakar mısınız?

Bugün farklı bir şey deneyip sizlerle yazdığım yazılarımdan birini paylaşmak istiyorum.. Umarım okur ve fikirlerinizi benimle paylaşırsınız...

Farklı ülkeler, şehirler görmek istiyorum. Değişik kültürleri tanımak istiyorum. Çok değişik insanlarla tanışıp, onları dinlemek istiyorum. Hayattan beklentilerini, seçtikleri yolu, nedenlerini, sonuçlarını anlamak istiyorum. Aynı hatayı farklı şehirlerde defalarca yapıp her bir şehirde farklı dersler almak istiyorum. Açıkçası bir yere takılı kalmak istemiyorum..
Seul, New York, Tokyo, Paris, Berlin, California, Los Angeles...
Daha aklıma gelmeyen onlarca şehir.. Kimsenin gitmeye cesaret bile edemeyeceği yerlere gidip oralarda yaşamak istiyorum. İnsanlara kendimi anlatmak istiyorum. Onları dinlemek istiyorum.
Değişik diller öğrenmek istiyorum. Adaletin, aşkın, eşitliğin, anlayışın, hoşgörünün, saygının her dildeki karşılığını öğrenmek istiyorum. Şu dünya üzerinde insanlara, kültürlere dair öğrenebileceğim herşeyi öğrenmek istiyorum..
İnsanlara rengin, farklılıkların, değişik inançların ya da inançsızlıkların saygıdan, hoşgörüden ve sevgiden önce gelmediğini ya da gelmemesi gerektiğini göstermek istiyorum. Derdim öyle dünya çapında tanınmak falan değil... Sadece değişik dostlarım olsun istiyorum.
Afrika'ya gitmek istiyorum mesela.. Oradaki çocukların gülümsemelerinden ders almak istiyorum. Onca yokluğun içinde hala nasıl mutlu olduklarını çözebilmek için uzaktan imrenerek izlemek istiyorum onları... Elimden geldiğince içlerinde olmak istiyorum.
Mesela New York'a gitmek istiyorum... Şehirdeki düzeni saatlerce izlemek istiyorum. Şöyle bir kafeye oturup sokaktan gelip geçen insanları izlemek istiyorum sadece. Ellerinde milyon dolarlık çantalarıyla dünyadan bir haber gezen genç kızları, aynı yoldan açlıkta karnı ağrıyarak geçen küçük çocukları görmek istiyorum..
Hayatı boyunca yanlış tercihler yapmış biriyle oturup saatlerce tartışmak istiyorum aslında.. Belki bir hayat kadınıyla, belki azılı bir hırsızla... Tek bir kelime etmeden saatlerce dinlemek istiyorum onu. Hayatını, geçtiği yolları anlamak istiyorum. Onu, onun gözünden görmek istiyorum.
Sadece Katoliklerin yaşadığı bir kasabada ateist biriyle arkadaş olmak istiyorum mesela. Kasabanın ortasına geçip bağıra bağıra "Ben Müslümanım!" demek istiyorum. Farklılıklarımıza rağmen beraber yaşayabileceğimizi göstermek istiyorum insanlara...
Adını bile bilmediğim bir sokak sanatçısını saatlerce dinlemek, izlemek istiyorum..
Gecenin geç saatlerinde işlek bir caddede bir kaldırımın kenarında durup ayakta duramayacak kadar sarhoş insanları izlemek istiyorum.
Hindistan'a gitmek istiyorum mesela.. Bilmem kaç yüz dinin birarada yaşandığı o efsanevi ülkeye...
İslamiyet'in peşinden gitmek istiyorum mesela. Arabistan'da, Endonezya'da, Almanya'da, Hindistan'da, Afrika'da İslamiyete dair bir şeyler bulmak istiyorum.
İnsanların çok basit bir şeyi bile ne kadar farklı anlayabildikleri gözlemlemek istiyorum.
İnsanları tanımak istiyorum kısaca. Dünyanın her yerindeki insanları... Her dine inanan ya da hiçbir şeye inanmayan...
Sanırım ben dünyanın düzensizliğindeki düzeni anlamaya çalışıyorum..

28 EKİM 2013 / 10:13

UMARIM BEĞENİRSİNİZ..

20 Ekim 2013 Pazar

Güney Kore'de Üniversite Eğitimi

Bazen insanları kendinize yakın bulur, hayallerinizi ya da hedeflerinizi paylaşırsınız. Ama aldığınız tepkiler hevesinizi kursağınızda bırakır hatta biraz abartmak gerekirse yaşama sevincinizi elinizden alır.
Ben neredeyse her üniversite muhabbeti olduğunda bu ironiyi yaşıyorum çünkü insanlar hemen "Neden Güney Kore?" , "Kızım manyak mısın, git Amerika'da oku madem öyle" , "Yapamazsın sen" vb. cümleler kuruyorlar.
E bu da haliyle insanın motivasyonunu yerle bir etmeye, bütün çalışma isteğinin içine tükürmeye yeterli oluyor. Ben üniversite hakkında düşünmeye başladığımdan beri Güney Kore istiyorum. Önceden insanlar bu tarz söylemleri çok canımı sıkardı. Kendime güvenimi kaybeder, "Ya acaba gerçekten yapamaz mıyım?" diye düşünürdüm. Zaman ilerledi.. Benim hedefim değişmemişti ama farkettiğim bir şey vardı. İnsanların tepkileri de değişmiyordu. Gerçekten hırs yapıp gece gündüz ders çalıştığımda da "Ya sen yapamazsın" diyorlardı, kitap yüzü açmayıp gram ders çalışmadığımda da.. 
İşte o zaman anladım ki bu insanların söyledikleri benimle alakalı değil. Onlar anlattıklarımı imkansız buluyorlar çünkü kendilerine güvenleri yok. "Ben yapamazsam o da yapamaz" düşüncesiyle konuşuyor bu insanlar. Halbuki ben hiçbir kursa gitmeden Korece'yi bir nebze de olsa öğrenmişim, bu kadar büyük bir hedef tutturmuşum, sırf bu hedef için gece gündüz uyumayıp ders çalıştığım olmuş.. 
Ben yıllardır bu sıkıntıyı yaşıyorum. Eminim şu an bu yazıyı okuyan çoğunluğun yarısından fazlası da aynı sıkıntıyla uğraşıyordur. Bugün "Neden Güney Kore? Başka ülke mi kalmadı?" diyenlere cevap olarak yazıyorum bu yazıyı. Size bu tarz saçma söylemlerde bulunanlara cevap vermenizi sağlayacaktır bu yazı.
NEDEN GÜNEY KORE?
Diplomatik bilgilerden önce sizlere şunu sormak istiyorum. Sizi hiç sevmeyen, sizden hazzetmeyen, benden uzak Allah'a yakın olsun diyen ve dahi her an hakkınızda kötü düşünen bir akrabanızda bırakın 1 haftayı 1 gün bile kalmak ister misiniz? Diyelim kalmak durumundasınız. Orada yaptığınız herhangi bir iş dosdoğru olur mu? Şahsen ben öyle birinin evinde iş yapsam umursamam, pek dikkat etmediğimden düzgün bir iş de olmaz zaten. Okumaya gidilecek ülkenin seçimi de aynı bunun gibi. Milletinizi sevmeyen, saygı duymayan bir ülkede en fazla ne kadar mutlu olabilirsiniz? Ne kadar rahat olabilirsiniz? Eğitiminize ne kadar odaklanabilirsiniz? Çoğu insan kabul etmese de ülke seçiminde bu çok önemli bir faktördür. Ben tesettürlü bir kızım, sizce İslam düşmanı bir ülkede okuyabilir miyim? Okusam bile bu sağlıklı bir eğitim olur mu? Kesinlikle hayır.
İşte bu yüzden biz Türkler için Güney Kore çok ideal bir tercih. Çünkü bir kere Koreliler Türklere karşı inanılmaz bir saygı ve sempati besliyorlar. Keza ülke olarak acayip anlayışlılar. Suç oranı dünya genelinde bakıldığı zaman o kadar düşük ki. Yaşam standartlarına bakalım. Dünya genelinde kaç ülkeyi gerisinde bırakmış? Bunlar sosyolojik açıklamalarımdı.
Bir de diplomatik resmi olanları var. Bir kere Güney Kore internet bağlantısını eğitimde en düzgün ve sorunsuz kullanan ülke. Nüfusu 50 milyon olmasına rağmen ülkede 400'den fazla üniversite var. Ülkedeki okur-yazarlık oranı %85'lerin üzerinde. Üniversitelerin harçları $3000'dan başlıyor ama sadece yabancı öğrenci olduğunuz için bile %30-35'lik bir burs imkanınız oluyor. Misyonlarını, vizyonlarını dünya çağında duyurmak için yabancı öğrencilere çok değer veriyorlar. Öğrencileri memnun etmek için ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar. Öğrencinin kalacağı yurttan, yiyeceği yemeğe kadar herşeyiyle ilgileniyorlar. Ayrıca her üniversite yabancı öğrencilere özel kontenjanlar var. Yani Güney Kore'deki bir lise öğrencisinin sınavda yaptığı puanın yarısını bile yapsanız ülkenin en iyi üniversitelerine girme şansınız doğuyor. Mülakatlarda asla zorlamıyorlar. Sadece birkaç basit soru sorarak Korecenizi test ediyorlar. Ki bu sorular da basit; Neden Güney Kore? Neden bu üniversite? vb. 5 üniversiteye başvursanız en az 2 tanesinden kabul alıyorsunuz ki bu çok büyük bir başarı demek. Doktora ve master eğitimleri için harikulade bir seçim, Güney Kore. Çünkü %100'e kadar burs imkanı sağlıyor yabancı öğrencilere. Türkiye için 3 aylık vizesiz geçiş hakkı tanıyor ülke. Daha sonra üniversitelerden birine yerleşene kadar, 3 ayı geçerse, gidip bu süreyi uzatabiliyorsunuz. Zaten herhangi bir üniversiteye yerleştikten sonrası kolay. Artık o okula ait oluyorsunuz ve herşeyinizle ilgileniyorlar. 
Güney Kore'de eğitim Türkiye'de dahil birçok ülkenin tersine öğretmen-hoca merkezli değil. Eğitimin merkezinde öğrenciler var. Peki bu ne demek? Bu şu demek arkadaşlar, yani hocalar kendilerini bütün öğrencilere sevdirmeli. Güney Kore'de saygı çok önemli bir kavram. Çok disiplinli bir milletler. Üniversitelerin herhangi birinden mezun olduğunuzda ülkeden çıkmamanız, ülkede kalmanız için ellerinden geleni yapıyorlar. Her türlü iş imkanını sağlıyorlar sizlere. 
Bunlar sadece aklıma gelen bir kısmı. DAHASINI DA SAYABİLİRİM İSTERSENİZ ^^

14 Ekim 2013 Pazartesi

YENİ DİZİ: HEİRS ^^

Başlık heyecanlandırdı değil mi? Ahh ahh.
Çok fazla yazamadığımın farkındayım ama biliyorsunuz hemşirelik okuduğumdan staj- dershane- okul şeytan üçgenine kısıldım kaldım. Eve genelde çok çok geç geliyorum. Geldiğimde de bırakın dizi izlemeyi ya da post yazmayı, yemek yemeye bile halim olmuyor. Tatil nedeniyle bulduğum ilk biletle Samsun'a geldim. Temiz hava, deniz, yeşil beni kendime getirir diye düşündüm. Ki öyle de oldu. Henüz 2 gündür buradayım ama tamamen dinlenmiş, arınmış hissediyorum. Gel gelelim post konusuna. 

FIRINDAN SICAK ÇIKTI!! YENİ DİZİ!! 

Yeni dizi :)) Park Shin Hye'nin dizisi :)) Hem de Kaliforniya'da çekiliyor :)) Hem de Lee Min Ho da bu dizide :)) ŞAHANE DEĞİL Mİ!


Geçen gün öylesine internette dolaşıyordum. Şöyle bir asyafanatikleri'ne, koreantürk'e bakayım dedim. Amanın! Bir de ne göreyim. Yeni, yepyeni bir dizi çıkmış. Dizi Kaliforniya'da çekiliyormuş. Bu da yetmezmiş gibi dizi de Park Shin Hye ve Lee Min Ho beraber oynuyorlarmış. Böyle bir dizi çıkmış ve ben izlememişim. Hemen açtım bölümlerine baktım, hani kaç bölüm çıkmış, ne zamandır mağarada yaşıyormuşum ben diye. Bİr baktım ki henüz 2 bölüm yüklenmiş, 2. bölümün altyazısı da daha gelmemiş. Hemen ilk bölümü izlemeye başladım. Aman Allah'ım! En son City Hunter'ı izlediğimde böyle hissetmiştim. Bu ne şahane bir dizidir. İnsan diziye aşık olur mu demeyin. Ben oluyorum. 

Dizinin onlarca artısı var da ilkini ve en önemlisini söylemek gerekirse; dizi Kaliforniya'da çekiliyor. K-drama tarihinde resmen bir devrim bu! Jeju adasına gitmeye bile çekinen sevgili koreliler bu sefer ufuklarını geliştirme kararı almışlar anlaşılan. Gerçi iyi de olmuş. 


Siz nasıl düşünüyorsunuz bilmiyorum ama bana sorarsanız oyunculuğunu en çok beğendiğim çift Park Shin Hye ve Lee Min Ho. Hep ikisinin birlikte oynamasını istemişimdir, bu yüzden bu dizi benim için bu kadar önemli belki de. Bazıları Park Shin Hye'yi donuk ve yeteneksiz bulsa da benim için oyunculuğunu en çok beğendiğim bayan Koreli oyunculardan biridir kendisi. Ayrıca ilk izlediğim dizi olan You're Beautiful'un baş rolü olmasından ötürü yeri de ayrıdır diğer oyunculardan. Lee Min Ho'nun oyunculuğuna zaten laf yok. Özellikle City Hunter ve Personal Taste'de çok başarılı bulmuştum kendilerini. Tarafsız bakarsanız, birbirlerine gerçekten çok yakıştıklarını da görürsünüz zaten.

GELELİM DİZİMİZİN KONUSUNA. :)












Dizi genel olarak ailelerinden kalan yüklü mirasların sorumluluğu altında ezilen gençleri anlatacak olsa da içinde bir yerlerde şahane bir aşk üçgeni olacak. İlk iki bölümünde okula dair pek birşey bulamamış olabilirsiniz ama ilerleyen bölümler çok çok şahane olacak gibi. 
HEP BERABER İZLEYİP GÖRELİM ^^




1 Eylül 2013 Pazar

EXPO'DAN GÖRÜNTÜLER :))

çoğunuzun bildiği üzere Güney Kore - Türkiye arasındaki dostluk bağını kuvvetlendirmek üzere sürekli karşılıklı olarak birşeyler yapılıyor. Expo da bunlardan biri. Güney Kore 23 gün boyunca İstanbul'un belirli bölgelerinde, -Sultanahmet Meydanı, Beyoğlu vb.- sergiler açacak ve kültürlerini Türkiye'ye iyice tanıtacaklar. Bu bahsettiğim 23 gün bugün itibariyle başladı. Bugün arkadaşım İrem'le birlikte oradaydık. Sizler için şahane fotoğraflar çektiğimi düşünüyorum. Yorgunluktan ölmek üzere olmama rağmen eve girdiğim gibi bilgisayarımın başına geçtim çünkü fotoğrafları ve günümü bir an önce sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım bunu okuyup beğenen birileri olur :))






Bunlar sergilenen yemeklerdi :))


Onca kişinin olduğu sıradan beni seçip çağırmalarının sebebi tesettürlü olmammış. Şu çok sevgili kameran koreli ajuşşi çook fazla fotoğrafımı çektikten sonra bir de röportaj yaptı benimle. Kore'yi seviyor musunuz?, Hanbok hakkında ne düşünüyorsunuz? gibilerinden. Hepsine şakır şakır cevap verdim vallahi :D çok sevdik birbirimizi. 


Burada da röportaj bitmiş, kameralar uzaklaşmış. Arkadaşım "ya hadi bitanede ben çekeyim de hatıra kalsın" demiş de ondan çekinmişim.
Agaşilerden ben gözükmüyorum ama olsun :d
Burada da poz veriyorum hafiften :D:D:D:D

Bu bayan Kazakistandan gelmiş. Biraz sohbet ettik. Fotoğraf çekinmek istedim, kırmadı. Çok sempatikti gerçekten :)

Çekinmesem olmazdı :d

Bu da bütün gün kahrımı çeken, ama güldürmekten karnıma ağrılar sokan arkadaşım İrem. Ona buradan kocamaaaaan teşekkürlerimi sunmak zorundayım. Çünkü bütün gün benimle birlikteydi ve beni o frenledi sanırım. O olmasa bu gece orada yatardım. Çünkü o kadar Koreliyi bir arada görmek ve onlarla konuşabildiğini farketmek harika bir duygu. Kesinlikle eve dönmek istemedim. Ve Expo'dan sonra Güney Kore'ye gitmeyi ÇOOOOOK daha fazla istiyorum..

Koreliler gerçekten çok cömertlerdi. sadece 15 lira harcadım ama eve döndüğümde çanta dolusu eşyam vardı. hediye vermeyi çok seviyorlar. her uğradığımız standdaki görevli "summırı" (hediye) deyip birşeyleri elimizi sıkıştırdı. Kamsahamnidalar, komapsimnidalar, pangapsımnidalar havada uçuştu. 
Parfüm vb. kozmetik ürünlerinin olduğu standın görevlisi pembe pololu çocuğa da ayrıca aşık oldum -,-

İŞTE BUNLAR DA HEDİYELERİM :))







facebook hesabımı dondurdum. kullandıgım tek sosyal ağ; twitter. twitter.com/eddakaratas bana buradan ulaşabilirsiniz. sizleri seviyorum. beni okuduğunuz için teşekkür ederim!



18 Ağustos 2013 Pazar

Basit Korece / Level 1- Ders 1

merhaba arkadaşlar. öncelikle korece öğrenmek isteyen dostlarımın kore alfabesindeki harflerin okunuş ve yazılışlarını öğrenmesi gerekiyor. korece alfabesi sesli ve sessiz harfler olmak üzere türkçe gibi iki gruba ayrılıyor. öncelikle alfabeyi size vereyim :)

1.) SESSİZ HARFLER
: B sesidir. Kelime sonunda P sesi ile okunur.
ㅂㅂ: Sert, vurgulu B sesi.
: C ve Ç arasında bir sestir. Kelime sonunda D sesiyle okunur. ㅈㅈ: Sert C sesidir.
: Ç sesidir. Kelime sonunda D sesiyle okunur.
: Kelime başında T sesi ile, kelime sonra D sesi ile okunur.ㄷㄷ: Sert D sesidir. Vurgulu bir şekilde söylenir.
: Kelime başında K sesi ile, kelime ortasında G sesi ile okunur.ㄱㄱ: Vurgulu K sesidir.
: H sesidir. Kelime sonunda D sesi ile okunur ve kelime ortasında genellikle okunmaz.
: K sesidir.
: Kelime sonunda L sesi ile, kelime ortasında ise R sesi ile okunur.
: M sesidir.
: N sesidir.
: P sesidir.
 : S sesiyle okunur fakar kendinden sonra (i) harfi gelirse Ş olarak okunur. Kelime sonunda ise D olarak telafuz edilir.ㅅㅅ : Vurgulu, sert S sesidir.
: T sesidir.
: NG sesidir. Kelime başında olan sesli harflerin önüne geldiğinde okunmaz.


2.) SESLİ HARFLER
: A sesidir.
: YA diye okunur.
: AE şeklinde okunur.
YAE diye okunur.
: E sesiyle okunur.
: YE şeklinde okunur.
 : I sesiyle okunur.
: İ sesyle okunur.
: O sesiyle okunur.
: YO şeklinde okunur.
 : O sesi.
 : YO şeklinde okunur.
 : U sesidir.
 : YU şeklinde okunur.
 : OA-- ama WA şeklinde okunur.
 : WE şeklinde okunur.
 : OE-- WE şeklinde okunur.
 : WAE-- WE şeklinde okunur. : Wİ şeklinde okunur.
 : WO şeklinde okunur.
: Iİ şeklinde okunur.




bu fotoğraf da yardımcı olacaktır eminim. 

peki harfleri öğrenmek ve ezberde tutmak için ne yapmalı? tavsiyem bolca yazın. ilk önce kore harfleriyle türkçe kelimeler kurmaya çalışın. mesela ben ilk başlarda hep adımı ve soyadımı yazmayı denemiştim. bu sayede hem harfleri ezberliyor hem de yazınızı güzelleştiriyorsunuz. ayrıca ilk yazılanlar genel olarak düz çizgi yan çizgi ve kare gibi gelebilir gözünüze, çünkü ilk yazılanlar hep öyledir :D daha sonradan gayet güzel yazdığınızı farkedeceksiniz. ders kitaplarımdan birinin fotoğrafını çekip sizlerle paylaşacağım ve ne demek istediğimi anlayacaksınız. dersten sıkıldığımda bile cümleyi korece yazmaya çalışıyordum. yalnız dikkat etmeniz gereken bir nokta var, koreceyle yazın demiyorum. türkçe kelimeyi kore harfleriyle yazın diyorum. emin olun zor değil :) ayrıca az sonra vereceğim kalıpları da yazarak çalışmayı unuıtmayın lütfen :)

KORECE HARF OYUNU DENEYİN DERİM; http://www.aeriagloris.com/LearnKorean

SÜREKLİ KARŞIMIZA ÇIKAN VE ÇIKACAK OLAN  KALIPLAR :)

Annyong Haseyo : Merhaba, selam, iyi akşamlar, görüşmek üzere vb..
(Güney Kore'de insanlar bizde çok farklı kalıplarda olan anlamları bu iki kelime üzerine yüklemiş. ^^)
안녕+하세요 = 안녕하세요. 
[an-nyong] [ha-se-yo]
안녕하세요 ciddi ortamlarda, samimiyetin olmadığı durumlarda kullanılır. Eğer karşınızdaki tanıdığınız ve samimi olduğunuz biriyse 안녕 (Annyong) demeniz yeterli olacaktır.

Kamsaha(p)mnida : Teşekkür ederim, sağolun.
(İngilizce'de "formal" adı verilen yani ciddi formun kalıbıdır.)
감사 + 합니다 = 감사합니다. 
 [kam-sa] [ham(p)-ni-da]

BU DERSTE SADECE BUNLARI VERİYORUM ÇÜNKÜ ALFABE ZATEN AĞIR BİR EV ÖDEVİ BİR DE ÜSTÜNE FAZLACA KALIP EKLEMENİN ALEMİ YOK. ALFABEYİ İYİ EZBERLEYİN, ALFABEYİ BİLMEDEN KALIPLARIN DİLİNİZE OTURMASININ, BEYNİNİZE YERLEŞMESİNİN İMKANI YOK. ESEN KALIN :)

Ayrıca; her yazımın sonunda vurgulamak zorunda kaldığım gibi sosyal paylaşım sitelerinden sadece 2 tanesini kullanıyorum. Onlarda da yalnızca birer tane hesabım var, öyle yan hesap yedek hesap falan tarzı şeylerle uğraşmıyorum. 
Hesaplarım; facebook.com/ozyavuzeda
twitter.com/eddakaratas
Birşey daha söylemek istiyorum. Bu hesapları ekleyin ya da takip edin diye yazmıyorum. kandırılmanızı istemediğimden yazıyorum. bir dahaki derste görüşmek üzere :)



7 Ağustos 2013 Çarşamba

Adım Adım Korece..

merhaba arkadaşlar. çok harika yeni bir fikrim var. ben bir süre önce internet üzerinden yaptığım büyük ve sıkıntılı bir araştırma sonucunda ingilizce olsa da gayet güzel korece öğreten bir site buldum ve oradan defterime notlar alarak korece öğrenmeye başladım. o siteye göre korecem level7 durumunda. o not tuttuğum deftere biraz göz attım. sizler için bi düzene soktum ve farkettim ki korece öğrenmek isteyenler için en basit haline getirmişim :D şimdi sizlerden bir isteğim var, bu yazının altına sürekli bu bloğu takip eden ve basit yollarla korece öğrenmek isteyen arkadaşlar yorum atsın, eğer çok az değilsek yarın ya da sonraki gün başlayalım. sizin seçiminize göre 2 günde bir ya da haftada 1 ders yayınlayayım. size öğretirken bende öğrenmeye devam edeyim bir yandan. beraberce korecemizi geliştirelim. :) haydi bakalım, korece öğrenmek isteyen takipçilerimi göreyim ^^

AYRICA;
benim adıma yani Eda Karataş olarak ya da farklı isimlerle bu bloğun sahibi olduğunu iddia eden hesaplara inanmayın. ben bloğumun bu kadar popüler olduğunun farkında bile değildim ama demek ki insanlar öyle beğeniyor ki sahipleniyorlar ^^ tek istediğim emeğimin üstüne oturmaya çalışmasınlar ayrıca siz değerli okuyucularımı sömürmesinler. aslında burada hesaplarımı paylaşmak gibi bir niyetim yoktu fakat bu densiz insanlar yüzünden paylaşmak durumunda hissediyorum.
facebook; www.facebook.com/ozyavuzeda
twitter; www.twitter.com/eddakaratas

BUNLARDAN BAŞKA HESABIM YOK :) GÖRÜŞMEK ÜZERE :)

Güney Kore'de Lise Eğitimi..

merhaba arkadaşlar. öncelikle bana karşı göstermiş olduğunuz ilgiden ötürü hepinize minnettarım, yazmaya devam etmemin tek sebebi sizlersiniz. bu konuda kendinizle gurur duymalısın zannımca.

gelelim asıl konuya. hem yorumlardan hem mesajlardan şu sıralar hakkında çok fazla soru aldığım bir konu; liseyi güney kore'de okumak..
öncelikle bu konuyla ilgili naçizane birkaç fikrimi sizlerle paylaşmak istiyorum daha sonra bilgi vereceğim. liseyi güney kore'de okumak isteyen kardeşlerim, sizden kendinizi kandırmamanızı ve boş hayallere kapılmamanızı istemek zorundayım. çünkü gerçekleşemeyecek hayallerin peşinde koşarsak sonunda hüsrana uğrayan yine biz oluruz. henüz 13- 14 yaşında tek başınıza güney kore'ye gitmekten bahsediyorsunuz. buna dair izni ailenizden nasıl almayı planladığınızı merak etmiyor değilim. ama siz "yok benim ailem kesinlikle izin verir" diyorsanız önünüze başka bir sorun koyacağım. arkadaşlar, şu zamanda tek başına başka bir şehirde yaşamaya bile cesaret edemiyoruz kaldı ki uçakla bile 10 saatlik yolculuk üzerine gidilen bir ülkede okuyabilelim. evet hayal kurması güzel, hayallerinizde imkansız diye birşey yok. kendimden biliyorum, benimde hayallerim aynı sizler gibi ama eğer hayallerimiz aynı zamanda hedeflerimizse ve onların gerçek olmasını istiyorsak bizler de gerçekçi olmalıyız. bırakın liseyi üniversiteyi bile güney kore'de okuyabilmek oldukça zor.
bambaşka bir kültürden bahsediyoruz canlarım, bambaşka bir dil. öyle iki kelime öğrendik diye kendi kendimize havalara girsek de karşımızda kocaman bir dil var yahu. türkçe'de "teşekkür ederim, sağol, benim adım eda" demeyi öğrenen herkes dili nasıl çözmüş olmuyorsa korece için de aynı şey geçerli. evet belki ingilizce olsa birşeyler yapabiliriz, sonuçta her birimiz 4.sınıftan beri -pek kaliteli olmasa da- dersini görüyoruz. hepimizin kendini idare edebileceği kadar da olsa ingilizcesi var. karşımıza geçip ingilizce cümle kuran biri olsa, cümle içerisinden bildiğimiz kelimeleri çıkarır yine birşeyler anlarız. ama korece öyle değil, adamların 3 farklı hitap biçimi bilmem kaç tane zaman kalıpları var yahu! aynı türkçe gibi, bir kelimeye tonlarca anlam, bir anlama tonlarca kelime yüklenebilen bir dil korece. gel gelelim en büyük sıkıntı, kültür. kore'nin kültürü -ne kadar yırtınırsak yırtınalım- bizlerinkinden çoook çok farklı. alışmak için bile en az 1 sene gerekiyor. ayrıca güney kore'ye gideceksek eğer, öğrenci yurtları maddi imkanlardan dolayı hepimizin birincil tercihi olacaktır. 14 yaşındaki biri nasıl yabancı bir ülkede, hem de yurtta kalacak? o zaman yurdun bütün kurallarına uyman gerekir, yani yurdun yemeklerinden yemen gerekir. yemek kültürümüzün birbirinin yanından  yöresinden geçmediğini biliyorsundur. adamlar yarı canlı ahtapot yiyorlar yahu, sen yiyebilecek misin :(
yani sizi çok iyi anlıyorum bir an önce o aşık olduğunuz ülkeye gitmek istiyorsunuz ama önünüzde tıpkı benim önümde olduğu gibi çözmeniz gereken çok fazla sorun var. bu sorunlar 14 15 yaşında birinin uğraşabileceği sorunlar değil.
zaten güney kore'de lise okumak benim için berbat birşey. günde 12 saat okulda kalacaksın, okuldan çıkıp dersaneye, dersaneden çık kursa. 1 2 saat uyku uyuyabilirsen senden mutlusu yok! güney kore kendi öğrencilerine çok acımasız davranıyor dostlarım, yani orada lise okuyup da alacağınız puanın yarısını türkiyede alıp öyle gitseniz SKY üniversitelerinden birini kazanmanız bile mümkün. ama korede bir liseden mezun olup o puanı alırsanız Busan'daki üniversiteye bile gidemezsiniz :)
Yani gençler işin özü, benim size tavsiyem şudur; lise için güney kore tamamen yanlış tercih. üniversiteyi bekleyin ;)
tavsiyelerim ne kadar önemli bilmiyorum ama tek derdim size yardımcı olmak. bu sayede yapmaktan zevk aldığım şeyi yapıyor yani güney kore hakkında konuşabiliyorum. çevremde öyle pek bu konularda muhabbe edebildiğim birileri yok :/ bu yüzden siz benim en iyi arkadaşlarımsınız :)

AYRICA;
Facebook ve Twitter'da benim adıma açılan birkaç hesaba rastladım ya da farklı adlarda açıp da bu bloğun sahibi olduğunu söyleyen tipler gördüm. onların isimlerini burada yayınlamayı kendime yakıştıramıyorum, büyük ihtimalle bu yazımı da okuyacaklardır. onlara tek söyleyebileceğim, kendilerinden utansınlar. insanları kandırıp benim emeğimin üzerinden prim sağlamaya çalışıyorlar. ayıp.
Facebook hesabım;
www.facebook.com/ozyavuzeda
Twitter hesabım;
www.twitter.com/eddakaratas

BASKA HESABIM YOK ARKADAŞLAR. KANDIRILMAYIN! MESAJ ATMAK İSTERSENİZ BANA BU HESAPLARDAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

나는 나의 친구, 당신을 사랑 해요! (Sizi seviyorum dostlarım!)